Dünyanın en büyük kemirgeni kapibaraların boyları, familyaları, kiloları, beslenme şekilleri hakkında bilgiler

KAPİBARALAR HAKKINDA İLGİNÇ BİLGİLER

Hayvanlar aleminin cüsseli kemirgenlerinden biri de Kapibaralardır. Kapibaralar (Hydrochoerus hydrochaeris), yaşayan en büyük kemirgen türüdür. Kapibaralar gerçek hayattaki olağandışı boyuttaki kemirgenler kategorisinde yer alır ve Güney Amerika’da yaşarlar. Kapibaralar, genellikle göllerin, nehirlerin ve bataklıkların kenarında gruplar halinde uzanıp günlerini ot ve su bitkileri yiyerek geçirirler. Fakat Kapibaralar hakkında ilginç durumlar vardır. Örneğin bir Kapibara neredeyse bütün yırtıcı hayvanlarla dost geçiniyor gibi görünür. Bu ve daha fazlası bu yazıda…

KAPİBARALARIN YAŞAM TARZI VE BESLENME

Afrika suaygırları ile meşhurken Amerika Kıtası kapibaraları ile meşhurdur. Kapibaralar, And Dağları’nın doğusunda, Orta ve Güney Amerika’daki nehir kenarlarında, göletlerin yanında, bataklıklarda veya durgun su bulunan her yerde bulunur. Kuru derisi nedeniyle, kapibara sağlıklı kalabilmek için suya ihtiyaç duyar. Su, kapibaralar için çok önemlidir, çünkü su bitkileri ve otları yerler ve tehlikeden kaçmak için suyu kullanırlar. Bir kapibara avcılardan saklanmak için tek seferde beş dakikaya kadar su altında kalabilir. Kapibaraların ön ayaklarında dört parmak, arka ayaklarında üç parmak bulunur.Yetişkin bir kapibara günde 3 kilogram ot yer. Ayrıca kapibaralar, midelerinin yemeklerindeki kalın lifleri parçalamasına yardımcı olmak için yararlı bakteriler elde etmek için kendi dışkılarını da yerler. Kapibaralar, yiyeceklerini insanlar gibi yukarı-aşağı yönde değil develer gibi bir yandan diğer yana çiğnerler. Bu bitkisel besinleri çiğnemek için güzel bir yoldur.

Kapibaraları timsahlar neden avlamaz? İnsanlar kapibaraları besleyebilirler mi?

Yetişkin kapibarala yaklaşık 1,3 metre uzunluğa ve 60 kilogramın üzerinde ağırlığa sahip dünyanın en büyük kemirgenidir. Dişiler erkeklerden biraz daha büyüktür. Cins adı Hydrochoerus olan kapibaralar, Yunanca’da “su domuzu” anlamına gelen bir kelimeden türemiştir. Büyük kapibara türünün adı olan hydrochaeris de Yunanca kökenlidir ve ‘su’ ile “mutlu olmak” veya “neşe” anlamına gelen kelimelerin birleşiminden oluşur. Kapibaraların sudan ne kadar keyif aldıkları düşünüldüğünde oldukça mantıklı bir isimdir. Kapibaralar genellikle yaklaşık 10 bireyden oluşan küçük gruplar halinde yaşarlar. Bu gruplarda otoriter bir erkek, bir veya daha fazla dişi, birkaç erkek ve birkaç yavrudan oluşur. Yağışlı mevsimde, 40 kadar kapibara bir arada bulunabilir. Yavru kapibaralar, timsahlar, kartallar ve anakondaların kolayca kurbanı olabileceğinden onlara göz kulak olacak yetişkinler gerekir. Yetişkin kapibaraların tek bir ana doğal avcısı vardır: jaguar. Ancak insanlar da onları avlar. Küçük kapibaralar yaklaşık bir yaşına kadar ebeveynlerinin grubu içinde kalırlar. Bu ilk yıl boyunca kapibaralar çeşitli yırtıcı hayvanlara karşı çok savunmasızdırlar. Yavrularını korumak için yetişkin kapibaralar grubun uyanıklığına ve fazlalığına güvenirler. Bir yetişkin tehlike fark ederse, grubu uyarmak için havlama sesi çıkarır ve grup daha güvenli olan suya çekilir. Yeni doğmuş kapibaralar bile oldukça iyi yüzücülerdir.

TİMSAHLAR KAPİBARALARI NEDEN AVLAMAZ

Kapibaraların en sevdiği takılma alanı, Güney Amerika’nın sulak orman habitatlarında gizlenen birçok Kayman gibi yırtıcı timsah türlerine ev sahipliği yapar. Bu yakınlığa rağmen, kapibaralar çoğu zaman avcıların akşam yemeği olmazlar. Uzmanlar vahşi doğada timsahların kapibara avlayıp yediğini görmenin çok sıra dışı olduğunda hemfikirdir. Bu, zor zamanlarda kapibaraların timsahların menüsünde hiç yer almadığını değil ama bunun nadir olduğunu ima eder. Bu çok nadir görülür, özellikle de bol miktarda balık ve kapibara yerine avlanması daha kolay avlar varken. Vahşi doğada kapibaralar ve timsahların yan yana uyuduğu bile görülür. Avlanması daha kolay canlılar varken bir kapibara ile uğraşmak yırtıcılara zahmetli gelmektedir. Fakat burada bir istisna vardır: bebek kapibaralar. Bebek bir kapibara birçok hayvan için atıştırmalıktır hatta yırtıcı kuşlara bile. Kapibaralar ve timsahların kurduğu dostluğun ana nedeni kapibaraların kendilerini savunmada kendilerinden beklenmeyecek şekilde iyi olmaları. Uzaktan bakıldığında büyük, zararsız sincaplar gibi görünen kapibaralar gerektiğinde hayati hasarlara yol açabilecek inanılmaz derecede büyük ve keskin ön dişlere sahiptirler.

Sevimli yavru kapibara resmi

Kapibaraların dişleri vücut boyutlarıyla birleştiğinde, diğer yırtıcılar için uğraşması zahmetli görülür. Elbette Kapibaralarla dostane bir ilişki içinde olanlar sadece timsahlar değildir. Nispeten zararsız otoburlar olan başka türler de yaşam alanlarını onlarla paylaşır. Kapibaraların diğer hayvanlara pek aldırmadığı da barizdir. Kapibaralar kimi zaman sırtlarındaki kuşlar ve güneşlenen kaplumbağalar ile bir arada görülür. Eğer serin bir alan ve yiyebilecekleri yemyeşil çimenler varsa Kapibaralar başka hiçbir şeyi dert etmez. Jaguarların, timsahların, anakondalar ve diğer başka yırtıcıların elinden kurtulan Kapibaralar maalesef insanlara mağlup olur. Bazı ülkelerde yasak olmasına rağmen, Güney Amerika’daki birçok topluluk yasağa aldırmadan vahşi kapibaraları avlayıp yemektedir. Vahşi popülasyonlara daha refah bir yaşam sunabilmek için son yıllarda kapibara çiftlikleri yapılmıştır. Bunun yanısıra kapibaraları hafife almamak gerekir. Güney Amerika’da dev kemirgenlerin saldırılarına ilişkin güvenilir istatistiklere ulaşmak zordur, ancak medya raporları ve viral videolar, kapibaraların evcil hayvanlara ve insanlara saldırdığına işaret etmektedir. Kapibaralar her ne kadar soğukkanlı da olsa sınırları vardır ve kendileriyle uğraşanlara bir ısırık vermekten çekinmezler. Yani kapibaraların avcılara karşı tepkisi sadece ısırmakla sınırlı değildir; hızları, hayatta kalma stratejilerinde çok önemli bir rol oynar ve rahatlıkla tehditlerden kurtulmalarını sağlar. Kapibaraların vücutları da yüzme için uygundur.


Yayımlandı

kategorisi

yazarı:

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir