Türk tarihinde elektriğin gelişim süreci ve türklere geç gelmesinin sebepleri

Türk Tarihinde Elektrik Kullanımı

Osmanlı Devleti’nde ilk elektrifikasyon çalışmalarına Sultan 2. Abdülhamid döneminde başlandı. Bu elektrik çalışmaları 1876 ve 1909 yılları arasında olmuştur. Sultan 2. Abdülhamid teknolojik anlamda ülkemize birçok faydalar vermiş fakat elektrik ve elektrifikasyon çalışmalarına çekimser kalmıştır. Bu sebeple elektrik ülkemize geç gelmiştir. Abdülhamid’in elektrikten çekinmesinin de haklı yönleri yok değildir. Bunlardan birisi de elektrikten çıkacak yangınlardır.

ELEKTRİĞİN GEÇ GELMESİNİN SEBEPLERİ

İstanbul’daki binaların ahşap olması elektrik ve elektrik sebepli yangın konusunda insanları huzursuz etmektedir. Şehrin rüzgarlara açık olması da elektrik kaynaklı yangınları kontrol edilemez yapar. Buna tulumbacıların yetersizliği de eklenince elektrik maalesef iyi bir seçenek değildir. Bu sebeple Abdülhamid elektrikten bir yangındaki en küçük kıvılcımın İstanbul’u küle çevireceğini düşünür. Çünkü elektrik kıvılcımları ahşap binaları tutuşturacaktır. Böylece elektrik birçok can ve mal kaybına sebep olacaktır. Ayrıca Abdülhamid kendisinden önceki yıllarda çıkan yangınları düşündükçe elektrik için daha çekimser olur. Ayrıca elektrik kaynaklı bir yangın muhalifleri tarafından aleyhine kullanılacaktır. Böylece elektrik hem saltanatı da etkileyecektir. Bu yüzden Şam ve Selanik gibi vilayetlerin elektrik kullanımına izin vermişken İstanbul’da elektrik kullanımına hemen izin vermemiştir. Elektrik, sağlık ve ekonomik bakımdan zararlı olarak görülmüştür. Ayrıca elektrik yukarıdaki sebeplerden siyasi anlamda da zararlı görülmüştür.

DİNAMONUN DİNAMİTİ ÇAĞRIŞTIRMASI

Avrupa’nın çoğu ülkesinde 18. Yüzyılın başlarında elektrik üretimi için kullanılan dinamonun elektrikle ilgisi bilinmediği gibi ne olduğu da bilinmiyordu. Elektrik için direnen bazı zevat dinamo kelimesini dinamite benzediğini ifade ediyordu. “Elektrik tehlikelidir” söylemi halka yayıldı. Abdülhamid o zamanın en modern binasına elektrik dinamosu konulmasına izin vermemiştir. Hatta Tarsus’a kurulacak elektrik dinamosunun önce İstanbul’a kurulması düşünülmüş fakat Abdülhamid’in reddetmesi ile elektrik İstanbul’a geç gelmiştir. Abdülhamid’in mektupçusu Osman Nuri Ergin, elektrik en uzak mesafelerden bile sanayiyi mahveder fikrini yaymıştır. Abdülhamid’in elektrik endişesi böylece giderek artmıştır. Diğer kentlerde elektrik donanımı uygulandığı halde İstanbul elektrik kullanmamış ve hatta tramvaylar da elektriksiz kullanılmıştır. Bazı elektrik tesisatları sırasında elektrik tellerinin altından geçen insanların öleceği propagandası yapılmıştır. 1. Dünya Savaşı döneminde elektrik ihtiyaç olmuştur fakat tesisler yetersiz olduğu için ancak mevcut olan elektrik verilebilmiştir. Daha sonraları Tarsus fethedilince şehrin elektrik mahrumiyetinden yararlanan Fransızlar lamba başına elektrik için yüksek ücretler almışlardır.

DİĞER ÜLKELERİN TUTUMU

Elektrik, Antik Yunanca’daki elektron sözcüğünden gelmektedir. Elektrik tarihi Thales ile başlar. Daha sonraki yıllarda elektrik yükleri artı ve eksi olarak isimlendirilmiş ve kimyasal enerji elektrik enerjisine tebdil edilince daimi bir akım ortaya çıkmıştır. Elektrik, enerjinin bir türüdür. Isıtma, hareket etme gibi birçok alanda elektrik önem arz eder. Daha önceleri odun veya tezek kullanılırken elektrik ile birlikte enerji elde etmek için elektrik kullanılmıştır. İstanbul’da da elektrik yerine evlerde mum kullanılırdı. Halk sokaklarda ise elektrik yerine kandiller kullanırdı. İstanbul’da geceler 16. Yüzyıla kadar elektrik de olmadığından ışıksız sürmüştür. Fakat hırsızlık olayları ile birlikte sokağa fenerle çıkma zorunluluğu doğmuştur. Elektrik olmasa bile dükkanların önünde artık kandiller olacaktır. Bir yanda elektrikle geçinen Avrupa varken ve bir yanda elektrik yokluğunda kandillerle aydınlanan Osmanlı varken elbette elektrik kullanmak zaruri olmuştur. Fakat halkın da eğitimsizliği eklenince elektrik korkulan bir şey haline gelmiştir. Ve propagandalar da eğitimsizliğe eklenince maalesef elektrik bize geç ulaşmıştır.

Elektriğin gelişim süreci ve türklerin elektriğe geçiş süreci

HALKIN EĞİTİMSİZLİK VE BİLGİSİZLİĞİ

Bir diğer sebep de halkın elektrik kullanımı hakkındaki bilgisizliğidir. Amerika’da başlangıçta güvenlik yönetmeliklerinin bilgisizliğinden dolayı elektrikli alternatif akımı ölüme sebebiyet verirken elektrikli alternatif akımın tehlikesini kanıtlamak için ölüme mahkum olanların darağacı yerine elektrikle idam edilmelerini söyleyen bir tasarı meclise sunuldu. Elektrik idamı 1888 yılında New York eyaletinde yasalaştı. Bu durum halk tarafından yalnızca elektrikli alternatif akımdan değil bizzat elektrikten korkulmasına sebep oldu. O dönemde elektrik işi için Avrupa’ya giden öğrencilerin azlığı elektrik konusunda teknik eleman yetersizliğine sebep olmuştur. Halkın elektrik kullanımı hakkındaki bilgisizliğinin de ölümcül kazalara sebep olacağı düşünülmüştür. Zaten çoğu zaman korku bilgisizlikten ileri gelmektedir tarih boyu.

Bunun yanı sıra 1900’lü yıllarda Türkler elektrik yerine hava gazına geçmiştir. Elektrik ise hava gazından iki veya üç kat daha maliyetlidir. Tam hava gazına gecikmişken bir anda elektrik kullanmak ekonomik açıdan makul gelmemiştir. Fakat havagazı da elektrik ile kıyaslarsak daha güçsüz bir ışık yaymaktadır ve elektrik çok daha aydınlık ortamlar sağlamaktadır. Böylelikle hava gazı şirketleri de menfaatleri gereği elektrik propagandası yapmıştır ve elektrik kullanmasına muhalif olmuşlardır. Çünkü bu şirketler elektrikle aydınlatmanın imtiyaz haklarına tecavüz olarak görmüşlerdir. Şayet elektrik Türkiye’ye erken gelirse elektrik yüzünden hava gazı sayısı düşecektir. Bu da çıkarlara ters düşen ve elektrik talebini arttıran bir olay olarak görülmüştür.

elektriğin tarihte gelişimi ve türklerin elektrik kullanmaya geçme süreci

ELEKTRİK KULLANIMINA GEÇİŞ

Abdülhamid daha sonraları devlet izniyle beraber bazı kişilerin elektrik kullanmasında sorun görmemiştir. Diğer yerlerde elektrik yasaktır. Ama bu elektrik yasağından münezzeh tutulan yerler de vardır. Örneğin hastaneler tedavi için elektrik kullanabilirlerdi. Konsolosluklar veyahut yabancı okullar elektrikli aletler kullanabilmektedir. Ayrıca Türkler için elektrik kullanımı ordu için de önemliydi. Bu sebeple yalnızca orduya destek olması amacıyla elektrik santrali kurulmuştur. İngiltere’nin elektrikle güçlendirilmiş askeri donanımı Türkleri etkilemişti. Bu elektrik santrali yabancı ülkede eğitim alan mühendisler tarafından kurulmuştur. Bu elektrik kullanımından da görüleceği gibi Osmanlı için askeri avantaj şehirleşmeden daha önemlidir. Osmanlı bazı liman kentlerine doğrudan elektrik fırsatı da tanımıştır. Daha sonraları Fransa ile elektrik santrali konusunda işbirliği yapmıştır. Elektrik santralleri böylece giderek artış göstermiştir. Bu dönemde elektrik gerçekten de rekabet açısından mühimdir. Almanya, İngiltere ve Fransa elektrik gelişimi konusunda büyük mücadele vermiştir. Sonraları Osmanlı da elektrik savaşına katılacaktır. İşte İngiltere 1882 yılında elektrik kullanımına geçerken Osmanlı’nın daha sonraki yıllarda elektrik kullanmasının sebepleri ve sonuçları böyledir.


Yayımlandı

kategorisi

yazarı:

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir