Tiyatro tarzında yazılan eserlerin en etkileyici bölümünde yer alan tragedyalar insanların acılarını ve hüzünlerini ele alır. Tanrılar tarafından lanetlene Oidipus’un kızı olan Antigone kendi doğru bildiği yoldan giderek başına türlü sıkıntılar açmıştır. Antigone bugün dahi başkaldırının sembolü olarak anılır. Antik Yunan’da Sophokles tarafından yazılan Antigone’u anlamak hayata karşı bakış açımızı derinden etkilyecek eserlerden biridir.
TRAGEDYALARI OKUMAK NEDEN ÖNEMLİDİR
Tragedyalar hem edebiyat tarihinin şaheserleri hem de felsefenin doğduğu Antik Yunan’ın tam kalbinde yeşerdi. Bu nedenle tragedyaları bilmek hem kültürel birikimimizi arttırır hem de felsefi düşünceleri anlamak konusunda yardımcı olur. Aynı zamanda tragedyalar hayata dair güçlü metaforlar ve düşünceler barındırır. Örneğin Antigone tanrıların isteği uyarınca devletin başındaki krala karşı gelmiştir. Bu yolda kız kardeşi tarafından dahi yardım görmeyen ve yalnız kalan Antigone ne olursa olsun kararından vazgeçmeyeceğini söyler. Antigone karakteri aynı zamanda kadının politik başkaldırısını gösterir. “Erkeklerle savaşmak için yaratılmadıklarını söyleyen kız kardeşi İsmene’nin aksine Antigone gayet tavizsiz bir şekilde ölümü kucaklar ve erkek ve kadın farketmeksizin tüm topluma cesaret örneği sunar. Antigone tüm başına gelenlere karşın tanrıların ve ölmüş olan sevdiklerinin sevgilerini kazanmakla avunç bulur. Çünkü O, artık dirilerin değil ölümlerin dünyasında yaşar. Bu yazıda Antigone kimdir, Antigone’un öyküsü nedir ve Antigone neye başkaldırmıştır bunları inceleyeceğiz.

ANTİGONE TRAGEDYASININ ÖZETİ VE KONUSU
Antigone’un babası Thebai kentinin kralı olan Oidipus sürgüne gönderildikten sonra kent kaos ortamına döner. Antigone’un kardeşi Eteokles taht üzerinde güç sahibi olur ve büyük kardeşi Polyneikes ile amansız bir mücadele başlatır. Fakat Antigone’un bu iki kardeşi birbirlerine fırlattıkları okla birlikte müşterek bir ölümü paylaşırlar. Oidipus’un kayınbiraderi Kreon kendisini yeni kral olarak takdim eder ve kendisini Eteokles’in taraftarı olarak sunar fakat Polyneikes’i vatan haini olarak görür. Antigone’un genç kardeşi Eteokles’in cenaze merasiminin şerefli kişilerin ölümlerine yaraşır bir şekilde yapılmasını buyururken Antigone’un diğer kardeşi Polyneikes’in cesedi toprağın üzerinde açık bırakılacak, köpek ve kuşlara yem olacaktır. Kral Kreon bu emrine karşı gelen her kim olursa olsun göz ardı edilmeyeceğini ve taşlanarak ölüm cezasına çarptırılacağını tüm halka ilan eder. Öyle ki, artık ne İsmene, ne Antigone ne de Polyneikes’in başka herhangi bir seveni ona yardım etmesin.
Şuana kadar gelen süreçte Kreon ve Antigone arasında hiçbir sorun yoktur. Hatta Antigone kralın oğlu Haimon ile nişanlanmış ve mutlu bir evlilik yapmayı düşünmektedirler. Fakat bu olay cereyan edince Antigone emelini kız kardeşi İsmene’yi saray kapısının önüne çağırarak ona açar ve Polyneikes’in bedenini gömerek kardeşlerini onurlandırmaları gerektiğini söyler. Çünkü Antigone, kız kardeşi ister ona katılsın veya katılmasın O yine de kardeşlerinin cesedini gömecektir. Böylece Antigone, Kreon’un yasasını reddediyor ama ilahi yasanın yani tanrıların emirlerine uyuyordu. Çünkü Antik Yunan’da tanrılar insanların kendi kanından olan kişileri gömmelerini buyururdu. İsmene kardeşi Antigone’u geri çevirmiş ve bir kadın olarak erkeklerle savaşamayacaklarını onlara itaatsizlik yapmamaları gerektiğini söyler. Bunu duyan Antigone artık kardeşi onu yardım etmek istese bile onu reddeceğini söyler. İsmene her ne kadar kardeşlerine yapılan haksızlığa üzülse de Antigone’a krala karşı koymalarının mümkün olmadığını söyler. Fakat Antigone bunların yalnızca bahaneler olduğunu ve İsmene’yi insanların yasalarını tanrıların yasalarına yeğ tutmakla itham eder.

Antigone, Polyneikes’in cesedini fark edilmeden gömdükten sonra muhafızlar Kreon’a bunu haber verir. Kral bunu muhafızların rüşvet karşılığında yaptığını düşünür ve derhal yapan kişinin bulunmasını emreder. Muhafızlar cesedin yanına Antigone’un geldiğini görürler ve Antigone’u yakalarlar. Antigone hiçbir şekilde inkara sapmaz. Nihayetinde bu emrin tanrılardan değil kraldan geldiği için bu emre karşı gelmenin suç olmadığını söyler. Antigone eğer korkak olmasalardı tüm halkın da kendisiyle aynı fikirde olduklarını itiraf edeceklerini söyler. Kreon, Antigone’un mutlaka öldürüleceğini söyler. Antigone kralın akrabası olsa dahi doğru bir kralın adalet hususunda yakınlık veya uzaklık gözetmemesi gerekir. İsmene de Antigone ile birlikte ölüm cezasına çarptırılmak ister fakat Antigone kız kardeşinin bu işte kendisine ortaklık yapmadığını söyler. Antigone’un nişanlısı Haimon babasını haksız bulur ve bu işten vazgeçmesini ister. Kreon oğlunu Antigone’la birlik olmakla suçlar. Hatta o kadar sinirlenir ki Antigone’u getirip Haimon’un yanında öldürmeyi düşünür ve Haimon sinirlenip çıkar.
KRAL KREON’UN BAŞINA GELENLER
Ne ölülerle ne de dirilerle yoldaş olan Antigone diri diri gömülmek üzere bir çöle götürülür. Bu karara kralın yanında bulunanlar bile isyan etme isteği duyar. Antigone için göklere bakmak artık hiç nasip olmayacaktır. Kahin Teiresias krala hem Antigone’u diri diri gömmesi hem de Antigone’un kardeşi Polyneikes’i mezarsız bırakması sonucu tanrıların lanetine uğradıklarını söyler. Kral da bunu kabullenmemek için ona bunu birisinin söylettiğini ve paraya tamah eden bir kişi olduğunu söyler. Kahin bu sözlerin kendisine hakaret olduğunu ve yakında kralın ailesinden birinin uğradığı lanet sebebiyle öleceğini söyler. Kahinin doğru sözlü biri olduğunu içten içe bilen kral Antigone’u dışarı çıkarmaya gider. Orada oğlu Haimon’u kendini asmış olan Antigone’un yanında görür. Haimon, ölü nişanlısı Antigone’un yanında feryat figan ağlıyordur. Babası Kreon oradan çıkmasını söylediğinde elindeki hançerle babasına saldırır fakat vurus isabet etmeyince öfkesi kendine yönelir ve kılıcı kendine saplar. Ağzından boşanan kanlar Antigone’un yanaklarını boyar.

TRAGEDYADAN ÇIKARILACAK DERSLER
Kreon’un başına şimdi Antigone’a yaptıklarından daha ağır belalar açılmıştır. Bundan daha da kötüsü oğlunun başına gelenleri öğrenen kraliçe Euridyke hançeri kalbine saplar ve ölmeden hemen önce krala lanet eder. Kreon başkalarına açtığı belalardan bitap adaletsizliğinin bedellerini acı bir şekilde öder. Antigone eserinin sonunda Sophokles aklın daima temkinli olması gerektiğini ve tanrılara saygı göstermek lazım geldiğini söyleyerek bitirir. Antigone eseri hiddete kapılıp öfkeyle, dik başlılıkla hareket eden bir aklın sonucunun ne olduğunu gösterir bize. Ayrıca insan hiçbir zaman içinde bulunduğu durumdan emin olmamalıdır çünkü kaderin kırbacı birçok kere talihi başka yerlere yöneltir. Ayrıca Antigone kararlılığı ve doğru bildikleri için ölüme gitmesiyle unutulmayan bir karakterdir. Tanrılar her daim cesurları sever ve Antigone bu gibi erdemleri kapsaması sebebiyle insanlara birçok değerler katacak bir eserdir. Sophokles’in muazzam “Antigone” tragedyasının özeti bu kadardır.
ANTİGONE KİTAP ALINTILARI VE SÖZLERİ
“ANTİGONE: O, benim olan şeyi benden alamaz”
“ANTİGONE: O, benim olan şeyi benden alamaz”
“Hayır, bize yakışan, kadın olduğumuzu ve erkeklere karşı mücadele için yaratılmadığımızı düşünmektir. Hem sonra böyle sert bir hükümdarın tebası olduğumuz için bunlara, hatta daha beterine tahammül etmemiz lazımdır”
“Başımızdakilere boyun eğeceğim çünkü yapamayacağım işlere kalkışmak akıl kârı değildir.”
“ANTİGONE: Bunu yaptıktan sonra ölürsem ne mutlu bana. O zaman, sevdiğim insanın yanında dinlenirim ve onun yüzünden yaptığım bu aziz suç için o da beni sever. Dirilerden çok ölülerin hoşuna gitmek isterim. Çünkü onların yanında ebediyen kalacağım. Sen işine gelirse, tanrıların katında şerefli olanı hor görebilirsin.”
“ANTİGONE: Benim için hiç üzülme. Sen kendi başına gelecekten sakınmaya bak.”
“Başıma gelecek her felâkete rağmen bir şey bana kalacaktır: güzel bir ölüm.”
“Böyleleri benimle bir çatı altında bulunmasın ve benimle aynı duyguyu taşımasın”
“Tanıdım, artık inkâr edebilir miyim?”
“ANTİGONE: Günün birinde öleceğimi senin tellalın bağırmazdan evvel de biliyordum.”
“ANTİGONE: Üzülme, sen daha yaşıyorsun. Fakat ben, ölülerimin hizmetine hasredebilmek için, ruhumu çoktan ölüme teslim ettim.”
“Sabanı olan sürecek başka tarla bulur.”
“Onların birleşmesine Hades mâni olacak.”
“Hayatta hiçbir büyük saadet felaketsiz gelmez”Hayatta hiçbir büyük saadet felaketsiz gelmez”
“Hayır, bu kadını bir düşman gibi nefretle kov; bırak kendine Hades’te koca arasın.”
“Ancak bir çölde tek başına hâkim olabilirsin.”
“ANTİGONE: Ne dirilerle yoldaşım, ne de ölülerle.”
“Fânilerin bütün gayretleri boş bir vehimden ibaretmiş.”
“Artık hiçbir şey isteme. Fâniler, alınlarına yazılmış olan felaketlerden asla kaçıp kurtulamazlar.”

Bir yanıt yazın